Pulhane Ltd.Şti.
Pulun Osmanlıda Doğduğu 19. Yüzyıl ortalarında Üsküdar'dan İstanbul
Sitemde Google
PTT Müdürlüğünce 1972 Yılınının ( 6. ) serisi olarak dolaşıma sunulmuştur.
1972.06
Tablo - 5
Türk Ressamları - Şeker Ahmet Paşa - Osman Hamdi
1972.06.01
2435-2605-2648
1972.06.02
2436-2606-2549
Sunum:
15.05.1972 tarihinde, Tablo - 5 Türk Ressamları - Şeker Ahmet Paşa - Osman Hamdi konulu iki değerli Anma Pulları serisi, 2,50 ETL ( 250 Kuruş ) ve 2,50 ETL ( 250 Kuruş ) olmak üzere toplam 5,00 ETL ( 500 Kuruş ), bu Anma serisine ait İlk Gün Zarfı,PTT Meslek Okulları Birliği Yardımlaşma Derneği - Ankara Şubesine ( PTT M.O.B.Y.D. Ankara Şubesi ) yaptırılarak tüm PTT Merkez Müdürlüklerinde ve Ankara PTT Başmüdürlüğü Ulus PTT Merkez Müdürlüğü Filateli Gişesi Ulus - Ankara adresinde satışa sunulmuştur.

Genel Müdürlük Filateli Gişesi, Ulus - Ankara adresinde,
TABLO - 5 - 15.5.1972 - ANKARA

ibareli İlk Gün Damgası ( Özel Posta Damgası ) kullanılmıştır. 1.450 adet İlk Gün Zarfı damgalanmıştır.


Anma serisinin Değerleri: 2,50 ETL ( 250 Kuruş ) ve 2,50 ETL ( 250 Kuruş ) = 5,00 ETL ( 500 Kuruş )
1 Dolar = 14,30 ETL / 0,35 $
Çıkış Tarihi: 15.05.1972, Son Satış Tarihi: 14.08.1972 ( Postada Sürekli Geçerli )
Basım Adedi: 300.000 Adet 2 puldan oluşan seri, 25 lik tabakalar halinde basılmıştır.
Pulların Boyutu: 52 x 36 mm. - Dantel: 13
Baskı Yöntemi: Ofset ( Çok Renkli )
Basımevi: Güzel Sanatlar Matbaası - Ankara
Grafik Tasarım:
Şeker Ahmet Paşa ( Orman ) ve Osman Hamdi ( Gebze )

Seri Numarası: 469,
PTT Kodu: 1001, PTT Sayfa:
382
Konu: Türk Ressamları - Şeker Ahmet Paşa - Osman Hamdi

Şeker Ahmet Paşa ( İstanbul 1841-1907 ):
Türk tarihinde, kendi adına resim sergisi açmış olan ilk ressam olan Şeker Ahmet Paşa, natürmort ve manzara resimleri ile ünlüdür. 1841 yılında, Üsküdar‘da doğan Şeker Ahmet Paşa’nın gerçek adı Ahmet Ali‘dir. Çocukluk hayatını İstanbul‘da geçiren Ahmet Paşa, 1885yılında tıp eğitimi görmek için başladığı Tıbbiye Mektebi‘ndeki tahsilini yarıda bırakarak Harbiye Mektebi‘ne geçti. Tıbbiye yıllarında başladığı ve Harbiye’de de devam ettirdiği resim hayatı, Sultan Abdülaziz‘in dikkatini çekmesini sağladı. 1863 yılında, bizzat sultan tarafından Paris‘e, resim eğitimi almaya gönderildi. Paris’te, Boulanger ve Gerome atölyelerinde çalıştığı zaman diliminde, CorotCoubert ve Daubigny gibi ünlü ressamlardan etkilenen Ahmet Paşa, 1869 yılında, Paris’te açtığı ve yağlıboya çalışmalarının yanı sıra Abdülaziz’in karakalem bir portresini de içeren sergi ile birlikte mezun oldu. Fransız-Alman harbinin başlaması ile birlikte Fransa‘da kalmak için sebebi kalmayan Ahmet Paşa, 1871 yılında Osmanlı‘ya geri döndü. İstanbul‘da, Tıbbiye Mektebi‘nde resim öğretmenliği görevine atandığı bu yıllarda, karakteristik özelliklerinden dolayı “Şeker” lakabı aldı. 27 Nisan 1873 yılında, resim öğretmeni olarak çalıştığı Bayazıt Zeyrek Kaptan-ı İbrahim Paşa Mektebi‘ndeki öğrencileri ve çalışma arkadaşları ile birlikte Osmanlı’daki ilk resim sergisini açtı. O döneme kadar Osmanlı’da dinsel motiflerden öteye gitmemiş olan resim sanatının ilk Batı’laşma örneklerinden birisi olan bu sergi ile birlikte modern resim sanatı ve akımları da Osmanlı’da başlamış oldu. Padişahın da taktirini kazanmış olan Ahmet Paşa, ilk olarak padişah yaverliği görevine getirildi, bunu sırasıyla 1884’te Mirliva (Tuğgeneral), 1890’da da Ferik (Tümgeneral) rütbeleri izledi. Şeker Ahmet Paşa, 5 Mayıs 1907 yılında, İstanbul’da kalp krizi geçirerek hayata gözlerini yumdu. Cenazesi, Sokullu Mehmet Paşa Türbesi‘ne defnedildi. Şeker Ahmet Paşa, resimlerinde doğa manzaraları, hayvan portreleri gibi konuları işlemiş, insan figürlerinden ise uzakta durmuştur. Asıl ustalığını gerçekleştirdiği alan olarak ise natürmort gösterilmektedir. Resimlerinin önemli bir bölümü İstanbul ve Ankara Resim Heykel Müzeleri ile, Sakıp Sabancı Müzesi ve bazı özel koleksiyonlarda bulunmaktadır. Önemli eserleri; Geyikli Peysaj, Bursa’da Bir Orman, Karpuzlu Natürmort, Kendi Portresi, Talim Yapan Erler.
Osman Hamdi ( İstanbul, 1842-1910 ):
Osman Hamdi Bey, batı terbiyesiyle yetişmiş ancak içinde bulunduğu kültürden uzaklaşmadan bunu yansıtabilmiş döneminin en önemli ressamlarından biridir. Sanat alanında tanınmasının yanında, arkeoloji alanında da birçok çalışmaya katılmış hatta Türkiye sınırları içindeki “İlk Türk Müzesi“nin kurucusu olmuştur.
Babası İbrahim Edhem BeyOsmanlı Devleti‘nde eğitim için Avrupa’ya gönderilen ilk dört gençten biriydi. 2. Mahmudzamanında Sakız Adası‘nda çıkan bir isyanda esir alınarak İstanbul’a getirilen babası, Kaptan-ı Derya Hüsrev Paşa‘ya köle olarak satılmıştı. 1829 yılında Sultan’nın izni ile Avrupa’ya eğitime gönderildi. Türkiye’ye döndükten sonra 1877 yılında Sadrazamlığa yükseldi.
Osman Hamdi Bey, eğitimli bir ailenin çocuğu olarak 1842 yılında İstanbul‘da doğdu. İlkokul eğitimini Beşiktaş’da bir okulda alan Osman Hamdi, 1856‘da Mekteb-i Maarif-i Adliye‘ye devam etti. 1857 yılında 15 yaşında iken hukuk eğitimi alması için babası tarafından Paris‘e gönderildi ve burada 12 yıl kaldı. Paris’de iken aralarında ünlü ressam Jean-Leon Gerome‘un da bulunduğu atölyelerde çalışma fırsatı buldu. 22 yaşındayken Paris’te tanıştığı Marie adlı bir kızla evlendi ve 10 sene evli kaldılar. Bu evlilikten iki tane kızları olmuştu. 1869 yılında İstanbul’a döndüğünde Bağdat İli Yabancı İşler Müdürlüğü‘ne getirildi. Ardından 1871 de Saray Protokol Müdür Yardımcılığı‘na atandı. 1873‘de Viyana’da Uluslararası Sergi Komiserliği görevi sırasında ikinci eşi ile evliliğini yaptı. 11 Eylül1881 tarihinde Müze-i Humayun‘da müdürlük görevine atandı. Burada birçok reformlar yaparak batılı anlamda müzeciliği Osmanlıya getirdi.1883 yılında kuruculuğunu üstlendiği Sanayi-i Nefise Mekteb-i Aliye‘nin müdürlüğünü yaptı. Yaptığı arkeolojik kazılar ve ülkenin topraklarına ait kültürel değerleri sahiplenme bilinciyle çıkarttığı Asar-ı Atîka Nizamnamesi ile Türk Tarih ve Arkeoloji’sine büyük katkılarda bulundu. yaptığı kazılar arasında Lagita Tapınağı ve İskender Lahitide bulunmaktadır. Bu büyük eserlerin sergilenmesi için 1891 yılında “ilk türk müze binası” olan İstanbul Arkeoloji Müzesi‘ni açtı. Babasının Dahiliye Nazırı olmasından faydalanarak vilayetlere gönderilen genelgeler ile, Anadolu’nun her yerinden eserler istanbul’daki müzeye gönderildi.
Müzeciliğinin yanında ressam olarak da önemli eserler verdi. Resimlerinde Paris’de bulunduğu dönem eğitim aldığı Geromeve Boulanger‘in etkileri görülmektedir. Türk resminde ilk kez figürlü kompozisyonu kullanan ressamdı. Eserlerinde ayrıca oryantalizm etkileri de görülmetedir. Kadın temasını sıklıkla tekrar etmiştir. En ünlü yapıtları ise Kaplumbağa Terbiyecisi (1906) ve Silah Taciri (1908)’dir. “Kaplumbağa Terbiyecisi” adlı resminde Lale Devri‘ne ve Sadabat Eğlencelerine dair ipuçları bulunmaktadır. Resimde ayrıca tek ışık kaynağından gelen ışığın ana öğeler üzerinde yoğunlaşması sonucu gereksiz detaylardan arındırıldığı anlaşılmaktadır. Bir diğer önemli resmin olan “Silah Taciri”nde ise kendisini ve oğlunu resmettiği düşünülmektedir. Resimdeki diğer ana öğeler ise tüfekler, kılıçlar ve başlıklardır.Osman Hamdi Bey’in resimleri bir anlamda batının oryantalizmine bir bakış açısıdır. Batılı uslubu kullanırken, konu olarak kendi kültürünü seçmiştir.
1884 yılında GebzeEskihisar Köyü‘ndeki köşke karısı Naibe Hanım, oğlu ve kızını da alarak yerleşti. Aile yakınları başta olmak üzere birçok insanın da portre çalışmalarını bu dönemde yaptı. Bugün bu köşk “Osman Hamdi Bey Müzesi” olarak hizmet vermektedir.
24 Şubat1910‘da İstanbulKuruçeşme‘de vefat eden Osman Hamdi Bey’in mezarı Çinili Köşk’de bulunmaktadır.
Önemli Eserleri: Kahve Ocağı (1879), Haremden (1880), İki Müzisyen Kız (1880), Kuran okuyan Kız (1880), Çarşaflanan Kadınlar (1880), Vazo Yerleştiren Kız (1881), Gebze’den Manzara (1881), Çekik Gözlü Kız-Tevfika (1882) Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız I
Türbe Ziyaretinde İki Genç Kız II (1890), Feraceli Kadınlar (1904), Pembe Başlıklı Kız (1904), Kaplumbağa Terbiyecisi (1906). Mimozalı Kadın (1906), Şehzade Türbesinde Derviş (1908), Silah Taciri (1908), Beyaz Entarili Kız (1908),Sarı Kurdeleli Kız (1909)
Pulda İşlenen Konu:
Şeker Ahmet Paşa’nın ( Orman ) ve Osman Hamdi’nin ( Gebze ) tabloları.

Konu ile ilgili pulları görmek isterseniz Tıklayınız ( Güzel Sanatlar ). 
İlk Gün Zarfı ile İlk Gün Damgası
1972 Yılında PTT Meslek Okulları Birliği Yardımlaşma Derneği ( PTT M.O.B.Y.D. ) - Ankara Şubesi
PTT adına İlk Gün Zarfları hazırlayarak dolaşıma sunmuştur.

İlk Gün Damgalı Zarfın Dolaşıma Sunulduğu Günkü Değeri 5,00 ETL ( 500 Kuruş ) + Zarf maliyetidir.
İlk Gün Damgası ( Özel Posta Damgası ) ile 1.450 adet İlk Gün Zarfı damgalanmıştır.


1972.06
Seri no: 469

Kamer
Akoba
Diğerleri

1953 - 1980 Yılları arasında, PTT dışında çok değişik firmalar İlk Gün Zarfları hazırlamışlardır. PTT 1980 Yılında kendi logosunu kullanmaya başlamıştır. Zarflar bulundukca örnek olarak konulacaktır. Sizde bulunuyorsa tarayıp filateli@pulhane.com adresine e.posta ile gönderirseniz bu sitenin tamamlanmasına yardım etmiş olursunuz. TEŞEKKÜRLER.


2004 Yılı sonuna kadarki Değerler ETL olarak.
2005 Yılı Başından 2008 Yılı sonuna kadarki Değerler YTL olarak.
2009 Yılı Başından sonraki Değerler TL olarak Değerlendirilmelidir.
ETL=Eski TL, YTL=Yeni TL
Değerli Pul Severler ve Biriktirenler
Son 5 Senenin Pulları genellikle
PTT'nin
www.filateli.gov.tr
sitesinde bulunmaktadır.
üzerlerindeki Değerden satılmaktadır.
Lütfen bu siteye bakmadan pul almayınız.

Bu Sitede Bulacaklarınız;

1. Pulların resimlerini,
2. PTT'nin sunuş biçimini,
3. Pulların çıkış tarihindeki Dolar ve Euro değerini ve ebatlarını,
4. Pulun İlk Gün Zarfının resmini ve İlk Gün Damgasını,
5. PTT'nin çıkardığı Özel Gün Zarflarının resmini ve Özel Gün Damgasını,
6. PTT Özel Günler için kullandığı Özel Tarih Damgalarını ve Damgalanmış Zarfları,
7. PTT'nin Pul Baskılı Posta Kartlarının resmini,
8. PTT'nin Maksimum Kartlarının resmini,
9. PTT'nin Posta Kartlarının resmini,
10. Pul portföylerinin resimlerini,
11. Yılların Listelerini,










© Pulhane Ltd.?ti.