Pulhane Ltd.Şti.
Pulun Osmanlıda Doğduğu 19. Yüzyıl ortalarında Üsküdar'dan İstanbul
Sitemde Google
PTT Müdürlüğünce 2016 Yılınının ( 30. ) serisi olarak dolaşıma sunulmuştur.
Seri Numarası: 1224
2016.30
Konulu Sürekli Posta Pulları
Türk Sanatları

2016-30-01
4237-4702
2016-30-02
4238-4703
2016-30-03
4239-4704
2016-30-04
4240-4705
2016-30-05
4241-4706
2016-30-06
4242-4707
Sunum:
28.11.2016 tarihinde, Türk Sanatları konulu altı değerli Konulu Sürekli Posta Pulları, 0,10 TL, 0,20 TL, 1,00 TL, 1,60 TL, 2,00 TL ve 11,00 TL olmak üzere toplam 15,90 TL, söz konusu Konulu Sürekli Posta Pullarına ait İlk Gün Zarfı 17,00 TL bedelle tüm PTT Merkez Müdürlüklerinde ve Ankara PTT Başmüdürlüğü Ulus PTT Merkez Müdürlüğü Filateli Gişesi Ulus - Ankara adresinde ve www.filateli.gov.tr web sitesinde satışa sunulmuştur.

PTT Pul Müzesi Anafartalar Mah. Atatürk Bulvarı No:13 Ulus-ANKARA adresinde,
TÜRK SANATLARI KONULU SÜREKLİ POSTA PULLARI - 28.11.2016 ANKARA
ibareli İlk Gün Damgası kullanılmıştır.

Sürekli Posta Pullarının Değerleri: 0,10 TL, 0,20 TL, 1,00 TL, 1,60 TL, 2,00 TL ve 11,00 TL = 15,90 TL
1 Dolar = 3,4293 TL / 4,64 $, 1 Euro = 3,6490 / 4,36 €
Çıkış Tarihi: 28.11.2016, Son Satış Tarihi: Tükeninceye Kadar
Basım Adedi: 1.000.000 adet 6 puldan oluşan sürekli seri
0,10 TL, 2.000.000 adet, 0,20 TL, 1.000.000 adet, 1,00 TL, 3.000.000 adet, 1,60 TL, 1.500.000 adet, 2,00 TL, 3.000.000 adet 11,00 TL, 3.000.000 adet
Pulun Boyutu: 26 x 36 mm. Dantel: 13
Grafik Tasarım: Dilek Yerlikaya
Baskı Yöntemi: Dijital
Basımevi: PTT Matbaası

Seri Numarası: 1224
PTT Kodu: 1002 - 53, PTT Sayfa: 1200
Konu: Konulu Sürekli Posta Pulları - Türk Sanatları

Dilek Yerlikaya'nın PttLive Dergisi 3. Sayısında yayınlanan röportajı

Türk Sanatı kolulu pullar hakkında bilgiler içeriyor. Sanatcının 6 eseri pullarda yer alıyor.

1998 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Tezhip Anasanat Dalı Faruk Taşkale Atölyesi’nden mezun oldunuz. Lisans eğitiminiz boyunca İslam Seçen’den cilt, Hikmet Barutçugil’den ebru, Yakup Cem’den minyatür dersleri aldınız. Sizi bu alanlarda çalışmaya yönelten motivasyonlardan bahseder misiniz?
1994 yılında MSGSÜ Geleneksel Türk Sanatları Bölümü’nü kazandığımda kültürümüzün bir parçası olan klasik sanatlarımız hakkında bilgim yoktu. Tezhip ve diğer sanat dallarını birinci sınıfta atölyeleri ziyaret ederek tanıdım. İkinci yılımda hangi sanat alanında eğitim alacağıma karar vermiştim. Ana sanat dalı olarak tezhip, yardımcı sanat olarak da klasik cilt sanatı atölyelerini seçtim. Ayrıca ebru ve minyatür dersleri aldım. Ebru derslerinde klasik ebru malzemelerini ve tekniklerini tanıma fırsatım oldu. Minyatür dersleri ise tezhip ana sanat dalının içinde alınıyordu. Yakup Cem Hocamızdan minyatür tekniklerini ve uygulamalarını öğrendim. 1998 yılında Faruk Taşkale Atölyesi’nin tezhip ana sanat dalından mezun oldum. 2007-2010 yılında ise mezun olduğum üniversitede yüksek lisans eğitimimi tamamladım. Öğrencilik yıllarımda geleneksel sanatlarımız günümüzdeki kadar bilinmiyordu. Bu sanatları öğrenmek, keşfetmek ve icra etmek benim en büyük motivasyonumdu. Geleneksel sanatlarımızı alanlarında çok başarılı kıymetli hocalardan öğrenmek benim için ayrıca büyük bir şanstı.
Mezuniyetinizden sonra bir sanat galerisinde yöneticilik yaptınız. Türkiye’de çağdaş ve geleneksel sanatların galeriler aracılığıyla izleyici ile buluşması hakkında neler söylemek istersiniz?

Mezuniyet sonrası özel bir sanat galerisinde galeri yöneticisi olarak göreve başladım. Bu dönem, benim sanat anlamında farklı tecrübeler edinmeme vesile oldu. Çağdaş sanatçıları ve eserlerini tanıma fırsatı buldum. Geleneksel sanatlarımız o zamanlar özel galerilerde sergilenme şansı pek bulamıyordu. Günümüzde de bu durum pek farklı değil ama bir gelişme gözlemlenebiliyor. Çağdaş sanatçıların klasik sanatlarımıza bakış açıları geleneksel kaldı. Gözlemlerimde bazı çağdaş sanatçıların tarzlarında klasik sanatlarımızdan esinlenmeler ve sentezler gördüm. Demek ki sanatın beslenmesi için kurallar ve sınırlamalar olmamalı. Klasik sanatlarımızı da günümüze taşımalıyız. Bu durumu değiştirmek de biz sanatçıları sorumluluğudur. Çağımızı yansıtan yorumlar ve denemelerle yeni eserler üretip bunları izleyicilerle buluşturmalıyız. Bu noktada galerilerin desteği de önem taşıyor. Geleneksel Türk sanatlarının birer nostalji ürünü olmaktan çıkıp günümüz sanatına eklemlenmesi adına yürütülen çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Geleneksel sanatlarımızın geçmişinden günümüze kadar geçen süreye bakalım... Minyatür, hat, tezhip kitap sanatları olmaktan çıkmış, levha boyunda eserler üretilmeye başlanmıştır. Bu eserler tasarım, boyut ve işçilik bakımından farklılık gösterir. Belki dışardan bir göz baktığında eserler aynı gibi gelebilir ama eğitimli bir göz aradaki farkı görebilir. Bugün geleneksel sanatları iç ve dış mekan tasarımlarında, duvar süslemelerinde görmekteyiz. Bu sanatlar kitap sayfalarından çıkmış, artık galerilerde sergilenmekte ve güncel hayat içinde de tasarımlarda kullanılmaktadır.
Tezhip ve minyatürün Türk kültüründeki yeri, Batı resim sanatıyla ilişkisi ve günümüzdeki durumu hakkında yorumlarınız nelerdir?
Öncelikle tezhip ve minyatür sanatıyla ilgili kısa bir bilgi vereyim. Tezhip geleneksel sanatlarımızdan biridir. El yazması kitaplarımızın sayfaları tezhip sanatıyla süslenir. Altın ve boya kullanılarak yapılan, çok ince işçilik ve zarafet gerektiren bir sanattır. Stilize edilmiş çiçekler ve yapraklar kullanılır. Kendi içinde çok katı kuralları olan kompozisyonlardan oluşur. “Hat sanatının elbisesi” olarak da nitelendirilir. Minyatür ise Osmanlı Devleti döneminde resim yasak olduğundan tarihsel olayları belgelemek amacıyla icra edilmiş tasvir sanatıdır. Konularını genellikle döneminin padişahlarının fetihleri, şehzadelerin sünnet şenlikleri, cülus törenleri, Peygamberlerin hayatları ve mucizeleri teşkil eder. Minyatür sanatı bu yüzyılda kitap sayfalarından çıkmış, boyutları değişmiştir. Geçmişten ve günümüzden konular içeren minyatürler yapılmaktadır. Minyatürlerde bu günün şehir mimarisini ve kültürel değişimi içeren örnekler görebiliriz. Bu sanatta Batı resmindeki gibi ışık-gölge, perspektif yoktur. Minyatürde hiyerarşi vardır. Minyatürün temeli, Allah’ın bakışı gibi bakmak, yani yukardan iç ve dış mekan ayırt edilmeksizin görmek ve resmetmektir. Boyutlar küçüktür ve eserler kitap sayfalarında verilmiştir.
Yurt içi ve yurt dışında çok sayıda kişisel sergi açtınız. Ayrıca karma sergilerde eserleriniz yer aldı. Sergi ziyaretçileri ve eleştirmenlerin ne gibi yorumlarıyla karşılaştınız?
Yurt dışındaki sergilerden bahsedecek olursak sergiye gelen ziyaretçilerin sanatlarımıza olan ilgilerinin oldukça yoğun olduğunu söyleyebiliriz. Sergileri ziyaret edenler geleneksel sanatlarımızın inceliğine, disiplinine, kusursuza yakın işçiliğine duydukları hayranlıklarını aktarıyor. Tabii ki her sergide hayran olan ve beğenen bir kitle olduğu gibi eleştirenler de çıkıyor. Eleştiriler genellikle dinsel konulu eserlerdeki hikayeler üzerinden gelebiliyor.
Bu da şunu gösteriyor: Toplumumuz dinî konulu minyatürlerin bizden önceki yüzyıllarda da yapıldığını bilmiyor. Bildiğim kadarıyla geleneksel sanatlara yoğunlaşan sanat eleştirmenleri yok. Yapılan eleştiriler genellikle ziyaretçilerimiz ve hocalarımızdan geliyor. Son senelerde ürettiğim eserlerde kağıttan çıkıp tuval üzerinde çalışmalar yapmaya başladım. Boyutlar da büyüdü. Kompozisyonlarda ve renklerde değişmeler oldu. İlk kez minyatür sanatıyla tanışan insanlar yeni yorumlar karşısında şaşkınlık ve beğenilerini dile getiriyor. Tabii ki bu durumdan çok mutlu oluyorum. Minyatürün hâlâ büyük oranda taklit üzerinden devam ettiği ve bu alanda farklı eserler çıkmadığına dair düşünceler değişiyor. Ayrıca her sergi insanlara kendimizi ve sanatımızı tanıtabilmemiz adına bir başarı oluyor.
İstanbul’da gerçekleştirilen 26. Dünya Posta Kongresi’nde katılımcıların imzasına açılan dev boyutlu hatıra pulu sizin imzanızı taşıyor. Böyle bir organizasyon için ülkemizi tanıtacak bir eser üretmek size neler hissettirdi?
Öncelikle Dünya Posta Kongresi’nin ilk kez Türkiye’de, İstanbul şehrinde yapılmış olması ülkemiz için çok gurur verici. 26. Dünya Posta Kongresi’nin tanıtım yüzü olarak eserimin kullanılmasının mutluluğunu ve gururunu anlatamam... Sanatçı olarak yaptığınız her eser sizin kıymetlinizdir. Eserimin böyle büyük bir organizasyonda yer alması bana tarifsiz duygular yaşatıyor. PTT A.Ş.’nin böyle bir organizasyon için bir sanat eseri kullanması ve bu vizyonla hareket etmesi ise takdire şayan. Bu durum benim için de büyük mutluluktur.
PTT A.Ş.’nin 2016 Pul Emisyon Programı kapsamında basılan “Türk Sanatları Konulu Sürekli Posta Pulları”nı tasarladınız. Bu süreç nasıl gerçekleşti? Çalışmalarınızın pullara uygulanması sizin için ne ifade ediyor?
20 yıllık sanat hayatım boyunca ürettiğim bazı eserlerim PTT A.Ş.’nin 2016 Pul Emisyon Programı’nda yer alan “Türk Sanatları Konulu Sürekli Posta Pulları” için seçildi. Bu pullardaki eserler çok özel tasarımlarımdır. Pula basılmak üzere seçilmelerinin ardından tasarlama aşamasındaki görüşmeler sonucunda eserlerin nihai hali kararlaştırıldı ve basılmaları kesinleşti. Eserlerimi pullara taşıyan, tasarımlarımın gelecek nesillere filateli vasıtasıyla ulaşması ve böylece tarihî değer taşımasına vesile olan PTT A.Ş.’ye teşekkür ederim.

Konu ile ilgili diğer pulları görmek isterseniz Tıklayınız ( Güzel Sanatlar ).
İlk Gün Zarfı ile İlk Gün Damgası
İlk Gün Damgalı Zarfın Dolaşıma sunulduğu günkü değeri, 17,00TL dir.
Üretim Adedi: 2.500 Adet



2016.30
Seri no: 1224




2004 Yılı sonuna kadarki Değerler ETL olarak.
2005 Yılı Başından 2008 Yılı sonuna kadarki Değerler YTL olarak.
2009 Yılı Başından sonraki Değerler TL olarak Değerlendirilmelidir.
ETL=Eski TL, YTL=Yeni TL
Değerli Pul Severler ve Biriktirenler
Son 5 Senenin Pulları genellikle
PTT'nin
www.filateli.gov.tr
sitesinde bulunmaktadır.
üzerlerindeki Değerden satılmaktadır.
Lütfen bu siteye bakmadan pul almayınız.

Bu Sitede Bulacaklarınız;

1. Pulların resimlerini,
2. PTT'nin sunuş biçimini,
3. Pulların çıkış tarihindeki Dolar ve Euro değerini ve ebatlarını,
4. Pulun İlk Gün Zarfının resmini ve İlk Gün Damgasını,
5. PTT'nin çıkardığı Özel Gün Zarflarının resmini ve Özel Gün Damgasını,
6. PTT Özel Günler için kullandığı Özel Tarih Damgalarını ve Damgalanmış Zarfları,
7. PTT'nin Pul Baskılı Posta Kartlarının resmini,
8. PTT'nin Maksimum Kartlarının resmini,
9. PTT'nin Posta Kartlarının resmini,
10. Pul portföylerinin resimlerini,
11. Yılların Listelerini,










© Pulhane Ltd.?ti.